MALATYA HAKKINDA 

 
Malatya ilinin nüfusu, Aralık 2018 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 797.036 kişidir, İl topraklarının yüzölçümü 12.313 km2 olup, 35 34` ve 39 03` kuzey enlemleri ile 38 45` ve 39 08` doğu boylamları arasında kalmaktadır.

Çevresini doğuda Elazığ ve Diyarbakır, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, kuzeyde Sivas ve Erzincan illeri çevrelemektedir.

Malatya, Sultansuyu ve Sürgü Çayı Vadileri ile Akdeniz’e, Tohma Vadisi ile İç Anadolu’ya, Fırat Vadisi ile Doğu Anadolu’ya açılarak bu bölgeler arasında bir geçiş alanı oluşturur.

İlimiz 12/11/2012 kabul tarihli ve 6360 sayılı Kanunla Büyükşehir Belediyesi sıfatı kazanmıştır.

Malatya’nın İline ait; Akçadağ, Arguvan, Kale, Arapgir, Kuluncak, Battalgazi, Pütürge, Darende, Yazıhan, Doğanşehir, Yeşilyurt ve Doğanyol olmak üzere 13 ilçe mevcuttur.

Şehrin adı Kültepe Tabletlerinde (yapılan kazılarda elde edilen çivi yazılı belgelerde) ilk kez “Melita” olarak, Hitit tabletlerinde “Maldia” olarak geçmektedir.

Malatya ismi Hititçe bal anlamına gelen “Melid” kelimesinden türetilmiştir.


Tarih

Coğrafi konum itibariyle tabii yol üzerinde olan Malatya, 5 milyon yıl önce denizdi. Yapılan araştırmalar neticesinde, Malatya’nın ön tarihinin Paleolitik çağa kadar indiği, Ansır (buzluk) ve İnderesi mevkiinde bulunan mağaralardan anlaşılmıştır.

Hititler, M.Ö. 2000 yıllarının başında bu bölgede hüküm sürmeye başlamışlardır.

M.Ö. 1750 yıllarında Kuşsara Kralı Anitta, Anadolu'yu tek bir yönetim altında toplayarak siyasi birliği sağlamıştır. Malatya'nın Hitit Kralı I. Hattusilis veya yerine geçen oğlu I. Mursilis döneminde Hitit birliğine girdiği ve bir Hitit şehri olduğu kabul edilmektedir. 

Hititlerden sonra bu bölgeye Hitit asıllı Kargamış Krallığı, Mitanniler, Hurriler, Sami Babilleri, Asurlular, Medler ve M.Ö. 6. asırda Persler, daha sonra Kommagene Krallığı, Pontus Krallığı, Patlar, Sasaniler ve Romalılar hâkim olmuştur.

M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Malatya, Doğu Roma’nın (Bizans) payına düşmüş, Bizanslılar Malatya’yı eyalet merkezi yapmıştır.

Habib İbn-i Mesleme komutasındaki İslâm ordularının Malatya’yı fethetmesinin ardından kent 655-712 ve 735-757 arasında 79 sene İslâm Devletinin sınır şehri olmuştur.

İslâm Devletindeki iç çekişmeleri fırsat bilen Bizanslılar, Malatya’yı işgal etmişlerse de 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra 1085’te Selçuklular Malatya’yı fethetmiştir. 

Malatya, 1135-1175 seneleri arasında 40 sene boyunca Selçuklulara bağlı Danişmendoğulları’nın başkenti olmuştur.

Kent, Selçuklulardan sonra İlhanlılara ve daha sonra Memlûklulara geçmiş, 1516’da Yavuz Sultan Selim Han Memlûk Devletine son verince Malatya, kesin olarak Osmanlı Devletine katılmıştır.

Osmanlı Dönemi’nde Malatya, merkezi Maraş olan Dulkadir Beylerbeyliğinin (eyaletinin) beş sancağından biri olmuş, 18. yy. ortalarında iç ayaklanmalar sebebiyle Kahramanmaraş’tan ayrılarak Diyarbakır Eyaleti’ne bağlanmıştır.

Tanzimat’a kadar sönük bir devre geçiren Malatya Tanzimat’tan sonra Mâmûretü’l-Aziz Eyaleti’nin üç sancağından birinin merkezi olmuştur. 
 
Birinci Dünya Savaşı başında İç Anadolu’nun merkez şehirlerinin büyüklerinden biri hâline gelen Malatya, Cumhuriyet Dönemi’nde (20 Nisan 1924 Anayasası 89. maddesi ile) il olmuştur.

İl olduktan sonraki ilk belediye başkanı, Hasanbey Caddesi'ne de ismi verilen son Osmanlı beyi Hasan Derinkök'tür.
 
Malatya ili 1927-1931 yıllarında, Adıyaman, Kahta, Arapkir, Akçadağ, Hekimhan, Pütürge ve Kemaliye (Eğin) ilçelerinden oluşuyordu.

Toplam nüfusu 258,331 olup merkez nüfusu köylerle birlikte 56,528’dir.

Vali Mehmet Tevfik Bey, belediye başkanı Mehmet Naim Karaköylü idi.

Belediye binası Emir Ahmedoğlu Hanı’ndaydı. 


Ekonomi

Malatya, ekonomik olarak bölgenin en gelişmiş şehridir.

Tarihsel süreç içerisinde "doğunun batısı batının doğusu" olarak tanımlanan Malatya, bugün de aynı konumunu sürdürmekte olup sosyo-ekonomik yapısı nedeniyle bölgenin önemli ve gelişmiş şehri durumundadır.

Tarım ekonomisi, kayısıya dayanır. Malatya'da bulunan birçok kayısı fabrikası istihdam sağlar. Bunun yanında, tekstil fabrikaları ekonomiye can veri.

Malatya'da iki organize sanayi bölgesi bulunmaktadır ve üçüncü organize sanayi bölgesinin altyapı ihaleleri tamamlanmıştır.

Ayrıca Malatya'nın teşvik paketi kapsamında bazı büyük şirketler, bölgeye yatırım yapmışlar ve yapmaya devam etmektedirler.

Malatya'da sanayi sitelerinde bulunan küçük işletmeler de Malatya ekonomisine can verir. İnönü Üniversitesi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi de ticaretin ve kentin büyümesinde etkili olmuştur.

Malatya'da birden fazla hidroelektrik santral bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi, Karakaya Barajı'ndadır.
 
Malatya ili, ekonomik değeri ve kalitesi çok yüksek olan yeraltı ve yerüstü maden yataklarına sahiptir.

Bu madenler alüminyum, demir, krom, bakır, pirofillit, alçıtaşı, mermer, kurşun-çinko, vermikülit, asbest ve kömürdür.
 
Malatya ekonomisinde tarımın rolü de oldukça önemlidir.

Tarımın Malatya ekonomisi içerinde önemli yer tutmasının en önemli nedenlerinden biri Malatya Kayısısı’dır.

Ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde kayısı yetiştirilmekte ancak, Malatya kayısısı taşıdığı kendine has tadı ve aroması ile kuru kayısı üretimine son derece elverişli bir kayısıdır.

Bu ise Malatya'yı dünya kuru kayısı üretiminde ilk sıraya oturtmuş ve markalaşan "Malatya Kayısısı" ile haklı bir üne kavuşturmuştur.

Dünya kuru kayısı üretiminde ilk sırada yer alan Malatya ekonomisinde kayırıcılığın önemli bir yeri vardır.

 

Turizm

Orta Asya, Orta Doğu ve Mezopotamya’dan gelen ticarî yolların kesişmesi ve batıya geçit veren bir konumda bulunması nedeniyle Malatya, tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmuştur.

Malatya ili, tarihi dokuz bin sene öncesine uzandığı için sayısız kültür varlığına sahiptir.

Nitekim Malatya Arkeoloji Müzesi, yaklaşık 15.000 adet eşsiz esere ev sahipliği yapmaktadır.

Yapılan bilimsel kazılar sonucu gün ışığına çıkarılan, neolitik, kalkolitik, Tunç çağı, Hitit, Urartu, Roma, Bizans, Selçuklu, çeşitli beylikler ve Osmanlı dönemi medeniyetine ait eserler, Müzemizin zenginlikleridir.

Malatya ilinin Karakaya baraj gölü suları altında kalan alanlarda, Pirot, Caferhöyük, Köşkerbaba, İmamoğlu ve Değirmentepe höyük gibi kurtarma kazılarında ve kazısı devam eden Arslantepe Höyük'te çıkarılan eserler, sergilenmektedir. 

Malatya ilindeki en önemli arkeolojik merkez, Arslantepe Höyük’tür.

Fırat Nehri’nin batı kıyısı yakınındaki Orduzu beldesinde yer alan Arslantepe Höyüğü, M.Ö. 5000 yıllarından M.S. 11.yüzyıla kadar yerleşim görmüş ve Bizans mezarlığı olarak yerleşimini tamamlamıştır.

İlk kazılar 1932 yılında Fransız Louis Delaporte başkanlığındaki bir ekip tarafından yapılmıştır.

Bu kazılarda şehrin girişinde iki aslan heykeli, bir kral heykeli, kabartmalar ile Geç Hitit Sarayı kalıntıları bulunmuştur.

Höyükte yapılan kazılar sonucunda M.Ö. 3600 ve 3500’lere tarihlenen bir tapınak, M.Ö. 3300-3000 yıllarına ait kerpiç saray, iki bini aşkın mühür baskısı, koridor bezemeleri, kral mezarı ve birçok eserin yanı sıra arsenikli bakırdan yapılan mızrak ve kılıçlar bulunmuştur.

Yaklaşık 5000-5300 yıllık, kabzaları gümüş kakmalı bu kılıçlar bugüne kadar dünyada bulunan en eski kılıçlar olarak tarihteki yerini almıştır.

Etkin bir mühürleme sisteminin kullanıldığı ve bürokrasinin geliştiği, güçlü dini ve siyasi kurumları olan devlet sisteminin doğuşuna kanıttır.

Arslantepe’de 1900-1932’lu yıllarda bulunan eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, 1961 kazılarından sonra bulunan eserler ise Malatya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Burada ortaya çıkarılan anıtsal mimari kalıntılar Arslantepe’yi emsalsiz tarihi mekânlar arasına sokmuştur.

Ansır Mağaraları ve Kırk Kardeşler Şehitliği de Malatya ilindeki diğer önemli arkeolojik merkezlerdir. 
 
Pütürge’nin Büyüköz köyü ile Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Nemrut Dağı Milli Parkı, Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için, 2150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nın yamaçlarına yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarından birisidir.

Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış olup, 8-10 metre yüksekliktedir.

Malatya’dan Nemrut’a, yaklaşık 100 kilometrelik Malatya-Pütürge-Tepehan yolu takip edilerek ulaşılmaktadır.
 
Malatya ili Cami ve Kilisler açısından da oldukça zengindir.

Battalgazi ilçesinde (Eski Malatya) bulunan Malatya Battalgazi Ulu Camii, Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında 1224 yılında inşa edilmiştir.

Kitabesine göre mimarları Yakup bin Ebubekir el-Malati ve Mansur bin Yakup’tur. Dört eyvanlı plan ile İran’daki Büyük Selçuklu camilerinin Anadolu’daki ilk ve tek örneğidir.

Firuze ve patlıcan moru çini mozaiklerden geometrik yıldız ve geçmeler, kemer yüzünde kalmış olan kitabe ve yine zikzak biçiminde çini mozaiklerle kaplı sütunlar caminin göz alıcı süslemeleridir.

Yeni Cami (Hacı Yusuf Taş Camii), Arapgir Ulu Camii, Yusuf Ziya Paşa Camii, Fethiye (Abdusselam) Camisi, Köprülü Mehmet Paşa Camii, Gümrükçü Osman Paşa Camii ve Akminare Camii, Somuncu Baba Camii ve Türbesi, Taşhoron Kilisesi, Venk Manastırı/Şapeli ile Battalgazi ilçesinde yer alan 1637 tarihinde IV. Murat’ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa tarafından yaptırılmış olan Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, Malatya’nın başlıca kültür varlıkları arasında yer almaktadır.

Malatya tabiat varlıkları açısından da son derece zengindir.

Levent Vadisi, saklı kalmış doğa harikalarından biridir.

Jeolojik olaylar sonucu oluşan farklı büyüklükteki mağaralarda Geç Hitit Döneminden kaldığı düşünülen kaya kabartmaları bulunmaktadır.

Bu vadi, doğa yürüyüşü, paraşüt, kaya tırmanışı, kampçılık ve izcilik gibi spor ve alternatif turizm faaliyetlerinin rotası olmaya adaydır.

İki yanı kayalıklardan oluşan vadiyi yerli ve yabancı ziyaretçilerin izlemesi için 240 metre yüksekliğinde seyir terası kurulmuştur. 

Doğal güzellikleri dikkate çeken Tohma Çayı Kanyonu, Tohma Ozan Kanyonu, Arapgir Kozluk Çayı Kanyonu, Erkenek-Karanlıkdere Kanyonu, Girmana Vadisi ve Günpınar Şelalesi şehrin görülmesi gereken tabiat varlıklarının başında gelir.

Ayrıca büyük bölümü Sivas il sınırları içinde bulunan ve güney ile güneydoğuya doğru açılarak Malatya'nın kuzeyini bütünüyle Yama Dağı, volkanik yapılıdır.

En yüksek noktası Ozan Gediği Tepesi olup, 2.375 metredir.

Alternatif turizm faaliyetleri kapsamında, Malatya Valiliği'nin girişimiyle, Hekimhan Yama Dağı'nda kayak tesislerinin yapımı devam etmektedir. 


Coğrafya

Malatya il alanı, Alp kıvrımlaşması sonrasında şekillenmiştir.

Daha sonra III. Jeolojik zamanın sonuyla IV. zamanın başlarında ortaya çıkan tektonik hareketler sırasındaki kırılma ve kıvrılmalarla kimi kesimleri yükselmiş ya da çökmüştür.

İl alanında çok şiddetli aşınmalar olmuş, çöküntü alanları alüvyonlarla dolmuştur.

Başta Malatya ovası olmak üzere ilin diğer ovaları bu gelişmelerle ortaya çıkmıştır.

Bu nedenlerle il alanında III. zaman yaşlı kalker ve konglomeralar, volkanik küller çok yaygındır.

Malatya ovası, yükseltileri 1500 metreyi aşan dağ sıraları ve platolarla çevrili, geniş bir ovadır.

Denizden uzak ve kıvrımlı bir arazi yapısına sahip olan Malatya’nın deniz seviyesinden yüksekliği 960 metredir.

İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya Dağları, Nurhak Dağları, Akçababa Dağları, Yama Dağı’dır.

Ayrıca Beydağları'nın o muazzam görüntüsü, o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır.

Malatya’daki başlıca akarsular, Fırat nehri, Söğütlü Çayı, Morhamam Çayı, Kuruçay, Tohma Suyu, Sultansuyu, Sürgü Suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve Şiro Çayı'dır.

Malatya'da önemli bir tabii göl yoktur. Yalnızca dağlık kesimlerden akan suların kaynak alanlarında ve düşük yükseltiri plato basamaklarında yüzeye çıkan suların oluşturduğu küçük göller vardır.

Bunlar dışında sulama amaçlı 5 gölet vardır. 

Karakaya Baraj Gölü ise, Malatya merkez ilçesinde 42, Pütürge ilçesinde 15, Akçadağ ilçesinde 2, Arguvan ilçesinde 6, Arapgir ilçesinde 2 köy olmak üzere toplam 67 köyü göl alanı içine almış ve Malatya il sınırları üzerinde 150.875.583 m2'lik bir alanı kaplamaktadır. 

Malatya ili, deprem kuşağı bakımından ikinci büyük fay kuşağında yer alır.

Bölgenin dağlık ve dinamik bir yer hareketliliğine maruz kalması sonucu depremler sık sık meydana gelir. 

 

İklim

Malatya ilinde karasal iklim koşulları hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak; kışları ise, çoğu kez yağışlı ve soğuk olan sert iklimine karşın bölgede yer yer Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu iklim özelliklerini de görmek mümkündür.

İklim, değişik özellikler gösteren üç ayrı coğrafi konuma göre incelenebilir. İldeki yüksek platolarda İç Anadolu'nun step iklimi gözlenir.

Güney ovasında, Fırat-Dicle nehirleri arasının ılık iklimi ile Suriye Çölü'nün yakıcı sıcaklarının etkisinde özel bir Akdeniz iklimi görülür.

Dağlık bölgelerde ise, kışları soğuk 2 olup, her iki bölgenin de etkisinde bulunan bir iklim hüküm sürer.

Denizden yüksekliği 900 metre olarak kabul edilen Malatya'da yılın en yağışlı mevsimi ilkbahardır.

Yılın 130-140 günü tamamen güneşli, 50-60 günü kapalı ve güneşli geçer. Geriye kalan günler hep parçalı bulutludur.

Isı genellikle -20 ile +40 derece arasında seyreder. 1920 yılından sonra günümüze kadar en düşük sıcaklık-21.1, en yüksek sıcaklık ise +41 derece olarak tespit edilmiştir.

Malatya'daki su potansiyeli sebebiyle son yıllarda inşa edilen barajlar il genelinde iklimi fazlaca yumuşatmıştır.


Bitki Örtüsü 

Malatya il topraklarının %54’ü çayır ve meralarla, %31’i ekili ve dikili arazi ile kaplıdır. Ormanı azdır, ormanlık alanı %10’dur.

Geniş Malatya Ovası, bozkır görünümündedir.

Akarsu çevreleri orman gibi uzayan kayısı bahçeleri ile kaplıdır.

Malatya Toroslarında en çok meşe, vadi yamaçlarında ardıç ağaçlarına rastlanır, bu örtüye yer yer yabani meyve araçları ile kaynak ve vadi boylarında kavak ve söğütler katılmaktadır.

Bitkisel üretim yapılan kesimlerde meyvecilik doğal örtüye göre daha yaygındır.

Malatya dağları üzerinde yer alan platolar ile Malatya ovasına yakın kesimlerde yer alan yarı ova nitelikli düzlükler, zengin çayır otları ile kaplıdır.

İl alanının güneybatısını kuşatan dağlar ve platolarda doğal bitki örtüsü hemen hemen ortadan kalmıştır.

Daha çok meşelerden oluşan bozuk nitelikle orman kalıntılarından başka canlı örtüye rastlanamaz.


Yöresel Yemekler

Başlıca ana maddesi bulgur ve et olan Malatya mutfağı, oldukça zengindir.

İçli köfte, analı kızlı, kayısı tatlısı, ekşili köfte, mercimekli köfte, pat köfte, sıkma köfte, yumru köfte, kulak çorbası, tarhana çorbası, pirpirim çorbası, tavşanlı yufka, kaburga dolması, tava, kâğıt kebabı, saç kavurması, un kurabiyesi, sac böreği, kayısı tatlısı, pekmez helvası, kalbur hurması, fış fış tatlısı, peynir helvası, kömbe, bilik, pirpirim cacığı Malatya yöresine özgü sevilen yemeklerdir.


Eğitim

Malatya’da Malatya halkının ihtiyaçlarını karşılayacak birçok okul vardır. 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı itibariyle 80 Anaokulu, özel 57 okul öncesi kurum, 305 İlkokul, 241 Ortaokul, 45 Ortaöğretim, 38 Mesleki Teknik Ortaöğretim ve 17 İmam-Hatip lisesi, 44 özel lise ile birlikte toplam 799 eğitim kurumunda toplam 188.067 öğrenci ile 8.952 derslikte, 13.604 öğretmen görev yapmaktadır.

Malatya’da İnönü Üniversitesi ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi bulunmaktadır.

Özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi çok başarılı çalışmaları ile alanında övgüyle söz edilen eğitim merkezidir. 

 

Ulaşım

Malatya’da 1941 yılından beri Erhaç Hava Meydanı hizmettedir.

İlimizin demiryolu ağı; doğu, batı, kuzey ve güneyi birbirine bağlayan bir köprü vazifesi görmektedir.

Malatya dâhilindeki demiryolu ağı toplamı 238 km olup, ülke genelindeki demir yolları ağının yaklaşık %3`ünü teşkil etmektedir.

Doğu ve güneydoğu ile iç ve batı Anadolu arasındaki demiryolu ulaşımında önemli bir kavşak noktasında bulunan Malatya’dan düzenli yük ve yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.

Malatya, kara yolu ağı bakımından da gelişmiştir.
 

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Evliya Çelebi Mah. Refik Saydam Cad., Haliç Apt., No:23/2 Şişhane, Beyoğlu - İstanbul

0212 251 37 38